Tek Başıma Okumaktan Korkuyorum

“Tek Başıma Okumaktan Korkuyorum” Sizde neler çağrıştırıyor bu cümle? Okumayı öğrenmiş ama hâlâ ona kitap okunmasını ya da birlikte okumayı isteyen bir çocuk canlanıyor mu? Tek başına okumak büyümenin bir göstergesi mi? Özgürleştirir mi çocuğu? Yoksa birlikte kitap okunan o kıymetli zamanların sona ermesi hayal kırıklığı mı oluşturur? Harfler, sayılar, hesap makinesi yutmak, ayaklı sözlük…

roka ile konuşmalar

Roko İle Konuşmalar

“Cevizler düşer, kuşlar uçar. İyi ki tersi doğru değil. Yoksa bir cevize yem olabilirdim.” “Peki ya insanlar?” “Küçük odalarda oturup düşünürler,” dedi Roko.” Okumak diyoruz ya. Hayatı okumak konusunda ne düşünüyorsunuz? Hayat size neler fısıldıyor? Hangi soruları soruyorsunuz? Neleri sorguluyorsunuz? “Roko ile Konuşmalar” şehir yaşamında çocuk olmak eleştirisiyle başlıyor. Apartman hayatı. Çok yoğun çalışan anne…

başka bir anne

Başka Bir Anne

Farklı bir anne.. Acayip fikirli, renkli, çılgın kıyafetli😄 Kızı ise bu konuda biraz dertli. Her gün okul çıkışında onu nasıl bir sürprizin beklediği konusunda ise çokça kaygılı😅 Hava yağmurluysa annesi akvaryumdaki balıkları gezmeye çıkarmış olabilir! Diğer tüm anneler şemsiyelerini açmış çocuklarını beklerken onun annesi ters çevrilmiş bir şemsiye içinde balıklarla onu karşılayabilir. Baharın gelişini kutlamak…

Frederick

Frederick

Birkaç gün önce sanat atlasıyla çıkageldi minik. Sırayla okuyoruz. Bir de arada yazarın yönlendirdiği sayfalar oluyor. Konu bütünlüğü açısından oralara gidip geri dönüyoruz. Açtık kitabımızı. Caspar David Friedrich’te kalmışız. “Friedrich’in resimlerinde daha çok dağlara, uçsuz bucaksız denizlere, sise, ay ışığına ve arkası dönük insanlara rastlarız. Onun manzaralarında, manzaradan çok, ona bakan kişinin hislerini görüyoruz.” Müthiş…

taşradan öyküler

Taşradan Öyküler

Kütüphanede “Taşradan Öyküler”le karşılaştığımda “bugün şanslı günüm” dedim. Shaun Tan’in eserlerine hayranım. Hızlıca inceledim. Bir kaç hikayeyi okudum. Sonra dedim ki sıcak bişeylere kavuşunca uzuun uzun okurum. Ve öyle de yaptım. Shaun Tan’i, “Asla Neden Diye Sorma”, “Kızıl Ağaç” ve “Ağustos Böceği” kitaplarıyla tanıyordum. “Kayıp Şey”in ödüllü animasyonu ile “Uzak” ve “Ağustos Böceği“nin animasyonlarını izlemiştim.…

sihirli iplik

Sihirli İplik

“Kurt, Ördek ve Fare“nin yazarı ve çizerinden bir güzellik daha, “Sihirli İplik”❤ Çok nahif, sıcacık bir hikaye😍 Bir kış mevsimi çatıları karla bembeyaz olmuş gri-siyah binalarla dolu bir kasabada yaşayan Annabelle içi rengarenk iplerle dolu olan bir kutu bulur. Evine gidip kendisine bir kazak örer. Kazak bittiğinde elinde hala iplik kalmıştır. O da köpeği Mars’a…

kurt ördek ve fare

Kurt Ördek ve Fare

Dün gece Mac Barnett‘ten “Kurt, Ördek ve Fare”yi dinledik. Sevimli, eğlenceli biri. Büyük oğlumla birlikte düzenli olarak takip ediyoruz. Bu defa minik de eşlik etti. Kitabının sayfalarını çevire çevire takip etti. Bugüne kadar izlediğimiz her yayın çok keyifliydi. Evde kaldığımız günlere neşe katıyor diyebilirim. Sevdiğimiz kitapları yazarından dinleyebilmek ise kesinlikle bir ayrıcalık. Ve buna ulaşabilmek…

Sâfi ve Ötekiler

Sâfi ve Ötekiler

Dünya çok karmaşık bir yer.. Bu günlerde daha çok hissediyor, dile getiriyoruz belki. Sâfi de aynı şeyleri düşünüyor. Pek dile getiremiyor ama. Başka insanlardan farklı olduğunu biliyor. Bazen yabanıl, bazen sıradışı. Öyle zamanlar geliyor ki anlaşılmadığını düşündüğünde küçüldükçe küçülüyor. Peki o her zaman başkalarını anlayabiliyor mu? Hayır, tabii. Çok da zor birşey bu gerçi. Kendini…

''Öfkelenmek Elde Mi?'' ''Kaygıdan Kaçılır Mı?''

”Öfkelenmek Elde Mi?” ”Kaygıdan Kaçılır Mı?”

Felsefe eğitmeni, yazar sevgili Özge Özdemir 9-12 yaş arası çocuklarla yürüttüğü “Çocuklar İçin Felsefe” atölyerindeki tartışmalardan yola çıkılarak hazırlamış bu seriyi. Öyle güzel kurgulanmış ki öğrencilerden biri de biz oluveriyoruz adeta😊      Felsefe eğitmeni İpek Hanım mitolojik bir hikayeyle başlıyor derse ve ardından bir soru soruyor. Çocuklar da fikirlerini, karşıt fikirlerini, farklı bakış açılarını…

Başımızda Kuşlar

Başımızda Kuşlar

Bir zamanlar, ülkenin birinde kuşlar insanların başlarının üzerine yaparlarmış yuvalarını. Orada yaşamayı severlermiş ve bunun karşılığında insanlara yardım ederlermiş.         Mesela tembel bir postacının başında yaşayan güvercin onun postaları kısa bir sürede dağıtmasına yardımcı olurmuş. Konuşkan biri olmayan Manuel’in başında yaşayan papağan ise onun aklından geçirip de söyleyemediklerini dile getirirmiş. Miruna’nın başında…