roka ile konuşmalar

Roko İle Konuşmalar

“Cevizler düşer, kuşlar uçar. İyi ki tersi doğru değil. Yoksa bir cevize yem olabilirdim.” “Peki ya insanlar?” “Küçük odalarda oturup düşünürler,” dedi Roko.” Okumak diyoruz ya. Hayatı okumak konusunda ne düşünüyorsunuz? Hayat size neler fısıldıyor? Hangi soruları soruyorsunuz? Neleri sorguluyorsunuz? “Roko ile Konuşmalar” şehir yaşamında çocuk olmak eleştirisiyle başlıyor. Apartman hayatı. Çok yoğun çalışan anne…

cömert ağaç

Cömert Ağaç

Cömertlik nedir, ne kadar cömertsiniz hiç düşündünüz mü? Mesela bir ağaç kadar cömert olabilir misiniz? Bir elma ağacı örneğin.. Hikayedeki gibi.. Yapraklar oyuncak; gövde tam tırmanmalık; dallar salıncak; elmalar yemelik; gölge dinlenmece, uyumaca.. Kimin için mi😉 Minik bir çocuk için.. Ağaç ve çocuk çok sever birbirlerini. Mutludurlar. Derken “zaman” girer aralarına. Çocuk büyür. çocuk olmayı,…

başka bir anne

Başka Bir Anne

Farklı bir anne.. Acayip fikirli, renkli, çılgın kıyafetli😄 Kızı ise bu konuda biraz dertli. Her gün okul çıkışında onu nasıl bir sürprizin beklediği konusunda ise çokça kaygılı😅 Hava yağmurluysa annesi akvaryumdaki balıkları gezmeye çıkarmış olabilir! Diğer tüm anneler şemsiyelerini açmış çocuklarını beklerken onun annesi ters çevrilmiş bir şemsiye içinde balıklarla onu karşılayabilir. Baharın gelişini kutlamak…

Frederick

Frederick

Birkaç gün önce sanat atlasıyla çıkageldi minik. Sırayla okuyoruz. Bir de arada yazarın yönlendirdiği sayfalar oluyor. Konu bütünlüğü açısından oralara gidip geri dönüyoruz. Açtık kitabımızı. Caspar David Friedrich’te kalmışız. “Friedrich’in resimlerinde daha çok dağlara, uçsuz bucaksız denizlere, sise, ay ışığına ve arkası dönük insanlara rastlarız. Onun manzaralarında, manzaradan çok, ona bakan kişinin hislerini görüyoruz.” Müthiş…

stellaluna

Stellaluna

Çok severek okuduğumuz Janell Cannon’un kaleminden üçüncü kitabımız ”Stellaluna”. Çok yakın bir zamanda Kuraldışı Yayıncılık tarafından dilimize de çevrildi. Kesinlikle tavsiye ederim. ”Stellaluna”, yavru bir meyve yarasası. Annesi her gece ona yiyecek getirmektedir. Bir gece bir baykuşun saldırısına uğrarlar ve Stellaluna uçmayı tam olarak bilmediğinden dallardan aşağı düşmeye başlar. Bir taraftan da annesine seslenir ama…

pinduli

Pinduli

Çok severek okuduğumuz Janell Cannon’un kaleminden ikinci kitabımız ”Pinduli”. ”Pinduli” konusu ve kurgusuyla çok etkilendiğim kitaplardan biri. Çölde gezintiye çıkan Pinduli, birçok hayvanla karşılaşır ve hepsi onunla dalga geçer. Onlara göre, kulakları çok büyük, tüyleri çok dik ve tüylerindeki şekiller simetrik değildir. Pinduli, duyduğu her sözle kendini daha da kötü hisseder. Oradan uzaklaşır. Önce kulaklarını…

mutluluk bir tilkidir

Mutluluk Bir Tilkidir

Bazı kitapları yazmak için ertelediğimi fark ediyorum. Anlatamamaktan endişe ediyorum sanırım. Kelimeler havada uçuşuyor ve ben yakalayamıyorum. “Boşluk” ve “İncelikli Şeyler“de böyle olmuştu. “Mutluluk Bir Tilkidir” de onlar gibi. Her okuyuşumda farklı bir kelime, çizim, ayrıntı alıp götürüyor beni. “Küçük Prens”i, biraz “Kumkurdu”nu hatırlıyorum. Hayret ve hayranlıkla teslim oluyorum. O yüzden yazacaklarım bugün, şu anda…

sihirli iplik

Sihirli İplik

“Kurt, Ördek ve Fare“nin yazarı ve çizerinden bir güzellik daha, “Sihirli İplik”❤ Çok nahif, sıcacık bir hikaye😍 Bir kış mevsimi çatıları karla bembeyaz olmuş gri-siyah binalarla dolu bir kasabada yaşayan Annabelle içi rengarenk iplerle dolu olan bir kutu bulur. Evine gidip kendisine bir kazak örer. Kazak bittiğinde elinde hala iplik kalmıştır. O da köpeği Mars’a…

kurt ördek ve fare

Kurt Ördek ve Fare

Dün gece Mac Barnett‘ten “Kurt, Ördek ve Fare”yi dinledik. Sevimli, eğlenceli biri. Büyük oğlumla birlikte düzenli olarak takip ediyoruz. Bu defa minik de eşlik etti. Kitabının sayfalarını çevire çevire takip etti. Bugüne kadar izlediğimiz her yayın çok keyifliydi. Evde kaldığımız günlere neşe katıyor diyebilirim. Sevdiğimiz kitapları yazarından dinleyebilmek ise kesinlikle bir ayrıcalık. Ve buna ulaşabilmek…

Sâfi ve Ötekiler

Sâfi ve Ötekiler

Dünya çok karmaşık bir yer.. Bu günlerde daha çok hissediyor, dile getiriyoruz belki. Sâfi de aynı şeyleri düşünüyor. Pek dile getiremiyor ama. Başka insanlardan farklı olduğunu biliyor. Bazen yabanıl, bazen sıradışı. Öyle zamanlar geliyor ki anlaşılmadığını düşündüğünde küçüldükçe küçülüyor. Peki o her zaman başkalarını anlayabiliyor mu? Hayır, tabii. Çok da zor birşey bu gerçi. Kendini…