Frederick

Frederick

Birkaç gün önce sanat atlasıyla çıkageldi minik. Sırayla okuyoruz. Bir de arada yazarın yönlendirdiği sayfalar oluyor. Konu bütünlüğü açısından oralara gidip geri dönüyoruz. Açtık kitabımızı. Caspar David Friedrich’te kalmışız. “Friedrich’in resimlerinde daha çok dağlara, uçsuz bucaksız denizlere, sise, ay ışığına ve arkası dönük insanlara rastlarız. Onun manzaralarında, manzaradan çok, ona bakan kişinin hislerini görüyoruz.” Müthiş…

taşradan öyküler

Taşradan Öyküler

Kütüphanede “Taşradan Öyküler”le karşılaştığımda “bugün şanslı günüm” dedim. Shaun Tan’in eserlerine hayranım. Hızlıca inceledim. Bir kaç hikayeyi okudum. Sonra dedim ki sıcak bişeylere kavuşunca uzuun uzun okurum. Ve öyle de yaptım. Shaun Tan’i, “Asla Neden Diye Sorma”, “Kızıl Ağaç” ve “Ağustos Böceği” kitaplarıyla tanıyordum. “Kayıp Şey”in ödüllü animasyonu ile “Uzak” ve “Ağustos Böceği“nin animasyonlarını izlemiştim.…

Mucize

Oğlumla birlikte okuduğumuz harika bir kitap daha. İkimiz de “Mucize”yi, August Pullman’ı, Auggie’yi çok sevdik. Hikayesinden çok etkilendik. Pek çok duygu ve düşünce kaldı geriye; farklı olmak, bedensel-zihinsel engellilik, aile ve toplum tarafından kabul görme, zorbalık, cesaret, fedakarlık, pes etmemek, şefkat, nezaket ve dahası. Kitap, yüzünde fiziksel bozukluklarla doğan ve sonrasında yirmi yedi kez ameliyat…

sakız sardunya

Sakız Sardunya

Anne-oğul okumalarından bir kitap daha. Sakız sardunyalarımızın tomurcuklarından renkler sızmaya başladı. Hayran hayran izlerken bu kitap geldi aklıma. Okuyalı epey olmuş aslında. Oğlum bir arkadaşından ödünç almıştı. Ben de eşlik ettim okuma yolcuğuna. Kahramanımızın adı Sakız Sardunya. Adını bir türlü sevemiyor. Okulda alay konusu. Bu oldukça üzüyor onu. Büyüklerin sözlerini, davranışlarını sorguluyor. Mesela annesi pilavını…

minenin buzdolabı

Mine’nin Buzdolabı

En masumundan, en tatlısından bir dostluk ve yardımseverlik hikayesi “Mine’nin Buzdolabı”. Yetenekler ve ihtiyaç sahibine yardım etmek konularına çocuk gözüyle, çocuk samimiyetiyle yaklaşıyor yazar. Hikaye başından sonuna kadar bu konular üzerinden ilerliyor. Ve çok hoş ayrıntılar, çok nahif dokunuşlar ve hepsinin temelinde ise iki küçük kızın dostluğu var❤ Safiye çok iyi bir koşucu; Mine ise…

İyi Yürekli Dev Memo

İyi Yürekli Dev Memo

Bir yardımseverlik ve paylaşma hikayesi daha❤ Hem de koşulsuz, sorgusuz, karşılıksız , hiç tanımadığı kişilere ve sahip olduğunun en güzeliyle. Bu güzel kitabı da sevgili Döndü hatırlattı😍 İyi ki😊 Memo kasabanın en pasaklı deviymiş, ta ki bir gün güzel giysiler satan bir dükkan görüp kendine birşeyler seçinceye kadar. Birden kasabanın en şık devi oluverir Memo.…

dünyamızı seviyorum

Dünyamızı Seviyorum

Bugün uzaktan eğitim kapsamında miniğe verilen ödevlerden biri “Dünya Su Günü”ne dair bilgiler ve farkındalık çalışmalarıydı. Suyun hem hayatımızdaki hem de dünyamız için önemine dair okuduk, konuştuk, resim yaptık. Gönderilen notlarda suyun tasarruflu kullanımına dair tavsiyeler de vardı. Bunları okurken aklıma bu güzel kitap geldi😊 “Dünyamızı Seviyorum” diyorsak dünyamız için neler yapabiliriz? Çocuk diliyle, çocuksu…

öfke kuşları orkestrası

Öfke Kuşları Orkestrası

Duygular demişken😊 Öfkeyle ilgili çok sevimli bir kitap “Öfke Kuşları Orkestrası”. Aliş orkestra şefi olarak göz kırpıyor bize😉 Günlerden bir gün Aliş, çook sevdiği limonlu dondurmasını tam da yemek üzereyken yere düşürüverir. Eyvah! Hayat durur o an. Aliş bağırmaya başlar. Sakinleşemez bir türlü. Birden kanat sesleri duyar etrafında. O da ne! Bu kuşlar da nereden…

Sâfi ve Ötekiler

Sâfi ve Ötekiler

Dünya çok karmaşık bir yer.. Bu günlerde daha çok hissediyor, dile getiriyoruz belki. Sâfi de aynı şeyleri düşünüyor. Pek dile getiremiyor ama. Başka insanlardan farklı olduğunu biliyor. Bazen yabanıl, bazen sıradışı. Öyle zamanlar geliyor ki anlaşılmadığını düşündüğünde küçüldükçe küçülüyor. Peki o her zaman başkalarını anlayabiliyor mu? Hayır, tabii. Çok da zor birşey bu gerçi. Kendini…

Dışarı buradan uzaklara

Dışarı, Buradan Uzaklara

Dün gece katıldığım Şiddetsiz İletişim Alıştırma Akşamı’nda konumuz duygulardı ve birlikteliğimiz bir şiirle başladı. Mevlânâ’nın “Misafirhane”si😍 “İnsan kısmı bir misafirhane, Her sabah yeni birisi gelir. Bir sevinç, bir bunalım, bir zalimlik, Aniden farkına varmak birşeyin, Hepsi beklenmedik misafir. Hepsini karşılayıp eyle! Evini vahşetle süpürüp, Bütün mobilyalarını boşaltan Bir kederler kalabalığı bile gelse. Her geleni alnının…